tarafından soruldu
Kilo kaybetme sürecinde vücuttaki yağlar nereye gidiyor? Bütün yağ molekülleri,yaşamamız ve hareketlerimiz için gerekli enerjiyi üretecek metabolik süreçler sonunda karbondioksit ve su moleküllerine dönüşür ve nefes vermemizle dışarı atılırlar. Mekanizma şöyle:
  • Önce şu zinciri hatırlatayım: Burada,fotosentez sonucu oluşan glikozun vücudumuzda nasıl yakıldığını,sonuçta karbondioksit,su ve enerjinin nasıl ortaya çıktığını anlatmıştım. Ayrıca bu kimyasal reaksiyon sonucu “ISI” da ortaya çıkıyordu.
  • İşte yağ molekülleri de (yağ asitleri) “Asetil CoA” dediğimiz bir molekül üzerinden mitokondri içinde aynı Glikoz+O2 nin izlediği kimyasal reaksiyonlar döngüsüne girer. Sonuç ürünler aynıdır:karbondioksit,su,enerji(ATP) ve ısı.
  • Kütlenin korunumu prensibi nedeniyle reaksiyona giren yağ molekülleri ile son ürünlerin kütleleri aynı olacaktır. Dolayısıyla bütün yağlar sonuçta karbondioksit ve suya dönüşerek vücuttan atılacaklardır (nefes vermek,idrar ve terleme yollarıyla).
  • Ancak bu kimyasal reaksiyonlar sonucu ortaya çıkan enerji ATP molekülleri içine depo edilir ve gerektiğinde bir fosfatın ayrılmasıyla ADP ye dönüşerek bu enerjiyi açığa çıkarır. İşte bütün yaşamın,hareketlerimizin kaynağı bu enerjidir.
  • Bu reaksiyonların olması,önce glikoz ve sonra da yağların bolca yakılması,bunun sonucunda da kilo kaybı ancak hareket etmekle,egzersizle olur. Kendiliğnden olmuyor.Yani o saklı,depo edilmiş enerjiyi açığa çıkartıp tüketmemiz gerekli.
  • Böylece egzersizle kilo vermenin nasıl olduğunu,temeldeki biyokimyasal süreci aydınlatmış oluyoruz. Ancak bir sorun var: Bu reaksiyonlar sonucu ISI da ortaya çıkıyordu.Onun akıbeti ne olacak? Bu ısıyı ne yapacağız?
  • Vücudumuzun tüm organ ve hücrelerinin ideal çalışması için 36.5 derecelik bir sıcaklığa ihtiyacımız vardır. İşte bu reaksiyonlar sonucu ortaya çıkan ısı enerjisiyle ideal vücut sıcaklığını sağlarız. Ama fazla hareket yaptığımızda o kadar çok ısı ortaya çıkar ki bu tehlikeli olur.
  • Örneğin biraz hızlı yürümek veya koşmakla oluşan ısı enerjisiyle vücut sıcaklığımız 50 derecelere yükselebilir ve yaşam imkansız hale gelebilirdi. O zaman bu fazla ısıdan kurtulmamız yaşamsal önemdedir. Vücudumuz evrimsel süreçte bu sorundan kurtulmanın da yöntemini geliştirmiş:
  • TERLEMEK. Normalde ısının bir yerden diğer yere transferinde iletim,taşınım,ışıma gibi yollar var,ancak bunlar efor sonrası oluşan aşırı ısı için yeterli olamayacaklardır. Başka bir fiziksel sürece ihtiyaç vardır. Terleme yoluyla,derinin üzerine su çıkarılır,bu su buharlaşır.
  • İşte bu buharlaşma esnasında,su sıvı halden gaz haline yani buhar haline geçerken ortamdan ısı almak zorundadır.Yani vücuttaki ısıyı alacaktır. Böylece vücuttaki suyu buhar haline dönüştürerek vücudu soğutmuş oluruz. Görüdüğü gibi terleme hayat kurtarıcı bir işlevdir.
  • Kilo kaybı,yağ yakılması,egzersiz derken terlemeye kadar geldik. İşte işçinin alın teri diyoruz ya,veya bilim adamının laboratuarda,cerrahın ameliyattaki terleri hep böyle oluşuyor:) Ter döken tüm emekçilerin 1 Mayıs bayramlarını kutlarım.

Cevabınız

Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.
...