tarafından soruldu
Hormonal bir durumum var bu yüzden kilo veremiyorum. Benimle aynı rahatsızlığa sahip olanların %80’i obezite hastası. Çok şükür şu an biraz fazlam var, şişman kategorisinde bile değilim ama bir dönem çok kilo aldığım oldu.

O dönemki fotoğraflarıma bakınca kendimi tanıyamıyorum. Kilo verememenin ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. “Bu bedenle daha fazla yaşamak istemiyorum zaten” deyip hayatımı tehlikeye atarak saçma sapan zayıflama haplarına sardığım da oldu Bünyeyi siken şok diyetler de yaptım.

Herbalife gibi sıvılarla beslendiğim de oldu günlerce. Şu an çok üzülüyorum bunlara. İnsana “ölürsem öleyim bu bedende yaşamaktansa” dedirtecek motivasyonu düşünsenize.Bedenin yani bu, nereye gidersen git yanında götürüyorsun ve ondan bu denli nefret etmek kadar ağır ne olabilir?

Bir şey giyiyorsun kendine yakıştıramıyorsun. Sosyalleştiğin her an aşırı tedirginsin. Etrafındaki herkes akıl hocası, sürekli akıl veriyor “bi 10 kilo versen çok güzel kızsın ehe ehe” Sanki benim hiç aklıma gelmemişti. Yeri geliyor 3 yıllık sevgilin

“seninle tanıştığımda bu kiloda olsaydın sevgili olmazdık” diyor. Darbe üstüne darbe. Üzülüyorsun, üzüldükçe kendini yemeğe veriyorsun, yemek yedikçe kilo alıyorsun, çirkin hissettiğin için evden çıkmak istemiyorsun, evden çıkmadıkça hareketsiz kalıyorsun, yemek yiyorsun

kiloların sürekli katlanıyor ve kısır döngü. Yani şimdi düşünüyorum neden bu kadar üzülmüşüm, kim için? diye. Güzel bi kadınım, kendimi beğeniyorum. Görünüşüm bir yana, kendimdeki ışığın farkındayım. Dünya çirkini dahi olsam parıldayacağımın farkındayım.

Sosyal çevremde seviliyorum vs. Bunların farkındalığına bu kadar geç varmak çok üzüyor. Kendimi çok yıprattığım dönemleri düşünüp kahroluyorum. Kırk yılda bir kendimi iyi hissedip dışarı çıktığım bir gün

“Dekolte giyiyorsun çünkü kendini hiç beğenmiyorsun, kendini bu şekilde pazarlıyorsun” deyip hevesimi kursağımda bırakan sevgilime bunu söyletecek tavizi verdiğim için kahroluyorum. Neyse ben bu psikolojiden de, o dönemki sevgilimden de, aşırı kilolarımdan da kurtuldum.

bunları bu kadar rahat yazamazdım, biliyorum. Ama hala bununla boğuşuyor da olabilirdim. İnsanlara çok kolay geliyor “yeme, ağzını tut, götünü erit” demek. Dalga geçmek. Binde bir şişman ve kendini seven birini görünce de ellerinden geleni yapıyorlar özgüvenlerini kırmak için.

Bu insanların toplumdaki görünürlüklerini arttıracak şeyleri; beden olumlama hareketini, reklam panosundaki şişman modeli vs görünce hemen orda bitip “özendirmeyin obezite bir hastalıktır” diye ahkam kesmeyi. Herkes bütün gün yatıp tonlarca yemek yediği için kilo almıyor.

Herkesin sizin kadar iyi hayatı olmayabilir. Herkes sağlıklı olmayabilir. Herkesin metabolizması sizin kadar iyi olmayabilir. İnsanlarda yeme bozukluğu olabilir. İnsanlar şişman olabilir. İnsanlar obez olabilir. Onları toplumdan soyutlamak, utandırmak hiçbirinizin haddi değil.

Ve emin olun siz söylemeseniz de kilo vermek bu insanların aklına gelmiştir. Vereceğiniz akla muhtemelen ihtiyaçları yoktur. Sigara içen insanları “kanser olursun” alkol içen insanları “karaciğerin yağlanır” diye darlamadığınız gibi, şişmanları da sağlık konusunda darlamayın.

Herkesin canı biricik herkes elbette kendi sağlığını düşünüyor. Bu yazıyı biraz rahatlamak biraz da empati fukaralarında belki yeni bir pencere açabilirim diye yazdım. Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Cevabınız

Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.

2 Cevaplar

0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından cevaplandı
Bu ay 1 sene doldu. - 48 yaptım. Ne değişti? Özgüven en önemlisi. Geri kazandım. Yeniden canlandım. Yazacak çok şey var aslında ama bu kadar yeter, içimi döktüm rahatladım.  Hayırlı forumlar.
Yediğin her lokmanın sayılıyor olması hissi. Fiziksel rahatsızlıklar. Uyku bozukluğu. Her geçen üstüne binen o kendini durduramama düşüncesi. Nereye kadar gideceğim sorusu.
Bundan 1 sene önce, bedelli için başvuracağım zaman çıktım tartıya. O güne kadar(yaklaşık 2 sene) hiç tartılmadım. Korktum, saldım boşverdim. Mutlu hissettiğimde yemek yedim, üzüldüğümde yedim. Artık öyle bir hal almıştı ki  yaşamayan anlayamaz.
Mağazalarda beden bulamama, uygun olanı bulduğunda 15 dakika aynada kendine bakıp oldu mu olmadı mı diye kontrol etmek. Sonraları bedeni bulduğumda denemeden alıp çıkıyordum artık. Bunların yanında çevrenin ve ailenin baskısı.
Neyse, bedelli için muayeneye gittiğimde patladı zaten. 1 yıl kilodan erteleme aldım. Evde küfür kıyamet. "benim oğlum askerden kaçmak için kilo aldı" damgası.
0 beğenilme 0 beğenilmeme
tarafından cevaplandı
19 kilo verdim. Herkesin vardır yeniden doğuş hikayesi. Çocukluğumdan bu yana hep zayıftım. Ne zaman yüksek lisans tezi yazmaya başladım, 2.5 yılda 19 kilo aldım. O zamanki sevgilim tosuncuk diyip dalga geçiyordu.Dostum dediklerim çok kilolusun diyip psikolojik baskı yapıyorlardı,
saçlarım kızıl diye seni  yaşlı gösteriyor hem zaten kilon da var dediler..
Siz görürsünüz dedim kendi kendime..
İlk iş spora yazılmak oldu,vsonra kendi çapımda sağlıklı diyetler. 42 bedenden 36 bedene düştüm. Gittim saçıma sarı ombre yaptırdım. O yılanları da hayatımdan çıkardım
...