tarafından soruldu

Bazı hayvanlarda ihmal edilmemesi gereken bazı semptomlardan bahsedeceğim. Bu semptomlar, daha ciddi problemlere komplikasyon oluşturur, o yüzden fark edildiği anda tıbbi destek alınmalıdır.

En bilinenden başlayalım. 6-8 aydan küçük köpeklerde kusma ve ishal. Köpeklerin ölümcül hastalıklarından biri olan Parvoviral Enteritis önce kusma ve ishalle başlar. Bu yüzden özellikle 6 aydan küçük köpeğiniz kusmaya başladıysa mutlaka kan tahlili ve PVE testi yapılmalıdır.

Kedilerde günde 3'ten fazla ve gün içerisinde birkaç saat aralıklarla kusma. Kediler fizyolojik olarak köpeklerden daha kolay kusarlar ve 1-2 defa kusan bir kedi için bir problem yoktur. Kusma 3'ten fazlaysa ve aralıklıysa mutlaka muayene edilmelidir.

Ancak köpeklerin aksine kediler iştahsızlıktan daha kolay etkilenir. Özellikle su tüketimi azalan kedilerde dehidrasyona bağlı böbrek problemleri oldukça sık karışımıza çıkmaktadır. Su içmeyen ya da tam tersi aşırı su içip idrar yapan kedilerde mutlaka böbreklere bakılmalıdır.

Kısır ve erkek kediler başta olmak üzere kedilerde kanlı idrar yapma, sık idrar pozisyonu alma ve idrar yaparken bağırma. Sistit kedilerde çok sık görülür. Tek başına ölümcül olmasa da idrar kanalının tıkanması oldukça ölümcül böbrek yetmezliğine komplike olabilir.

İdrar kanalı erkek kedilerde kolay tıkanma eğilimindedir. Kanama yüzünden biriken pıhtı, tıkaç veya kristaller ile taşlardan kaynaklı tıkanıklıklar idrar yapamamaya, bu da idrarın geri dönerek böbrekleri vurmasına yol açar. Bu yüzden idrar sirkülasyonu çok önemlidir.

Çok su içme ve çok idrar yapma. Eğer yaşlı kedi ve köpekleriniz normalde koyduğunuz suyu daha hızlı bitiriyor ve tekrar tekrar kabını doldurmak zorunda kalıyorsanız, hormonal ve metabolik problemlerin kontrol edilmesi gerekir.

Renal yetmezlik, diabetes mellitus, hiperadrenokortisizm, hipertiroidizm gibi birçok metabolik ve hormonal bozukluk kendini çok su içme ve çok idrar yapma, bunun yanında şiddetli kilo değişiklikleriyle kendini gösterir.

Genellikle gözden kaçan bir problem: Derideki kendini tekrar eden yaraların hormonal ve otoimmun bozukluklarla ilişkisi. Eğer bilinen deri problemlerine yönelik tedaviler cevap vermiyorsa, mutlaka kortizol ve tiroit hormonları ile otoimmun hastalıklar kontrol edilmelidir.

Özellikle Cushing (hiperadrenokortisizm), tiroit bozuklukları ile lupus gibi otoimmun hastalıklarda kendini tekrarlayan yaralar sık sık karışımıza çıkmaktadır. Akdeniz ve Ege bölgesindeki köpeklerde de deri yaraları Leishmaniasis nedeniyle olabilir, değerlendirilmelidir.

Egzersiz intöleransı. Kediniz veya köpeğiniz ilk 6 ayında veya 6 yaşından sonra çabuk yorulma, birkaç dakikada nefes nefese kalma, dinlenme anında sebepsiz öksürük gibi semptomlar gösteriyorsa, muhakkak kalp yönünden incelenmeli ve bir kalp uzmanına başvurulmalıdır.

Yine genellikle geç fark edilen ya da ciddiye alınmayan bir problem, hızlı kilo kaybı. Özellikle kedilerde hızlı kilo kaybı istenen bir tablo değildir. Sadece bir hastalık kaynaklı olmasının yanında, sadece strese giren kedilerde bile hızlı kilo kaybı tehlikelidir.

Özellikle obez (+5 kg) kedilerde hızlı (1 ayda vücut ağırlığının 1/3'ü ya da fazlası) kilo kaybı karaciğer yağlanmasına, bu da hepatik lipidozis denilen karaciğer hastalığına sebep olur. Karaciğer yetmezliğine kadar ilerleyebilen bir süreçtir.

İştahta azalma ya da iştahta kaybolma. Hasta vasilerine en çok yaptığım uyarılardan biri, eğer kalabalık bir kedi popülasyonuna ev sahipliği yapmıyorlarsa, hayvanlarını ad libitum şeklinde beslememeleridir. Ad libitum: Kabı ağzına kadar doldurup yemeyi hayvana bırakmak.

Ad libitum besleme iştahtaki azalmaları çok geç anlamanıza sebep olur. Hayvanınızın ne kadar yediğini takip edemezsiniz. Böylece ufak tefek değişiklikleri anlayamaz, ancak iştah tamamen kesildiğinde problemi fark edersiniz ve iş işten geçmiş olabilir. Dikkat!

Su konusunda bu durum geçerli değil. Su kaplarının sürekli dolu olması, mama kaplarının ise sadece yiyeceği zaman doldurulması ve gramaja göre doldurulması en ideal besleme yöntemidir.

Sürüngenlerde, özellikle iguana, bukalemun gibi sürüngenlerde deride bütünlüğün bozulması, dermatit, dökülmeler ve kurumalar. Sık karşılaştığımız bu durum çoğunlukla ortam şartlarının ideal sıcaklık ve nemde olmamasıyla alakalıdır. Böyle bir tabloda ortam düzenlemesi elzemdir.

Kırmızı yanaklı su kaplumbağalarında kırmızı rengin solması, pembeleşmesi ya da matlaşması ile kabuklarda yumuşama. Vitamin A başta olmak üzere hipovitaminozisi gösterir. Araştırılarak düzgün bir beslenme düzenine geçilmelidir.

Cevabınız

Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.
...