tarafından soruldu

flood... şimdi size, ateistlerin adını duyduklarında kaçacak delik aradıkları rum suresi'nden ve içerdiği mucizelerden bahsedeceğim... iyice kavrayabilmeniz ve anlayabilmeniz adına olayı en başından alarak öz ve salt haliyle anlatmaya çalışacağım.


kavram karmaşası yaşanmaması için not: rum, roma demektir; bizanslılardır, hristiyanlardır. persler ise iranlılardır ve ateşperest bir toplumdur. rum suresi'nde de, romalılar (yani bizanslılar) ile iranlılar (yani persler) arasında ceryan eden ninova savaşı'ndan bahsetmektedir.

öncelikle ilgili ayetlere bakalım: 1- elif, lâm, mim. 2- rumlar (romalılar) yenildi. 3- dünyanın "en alçak" yerinde. ama onlar yenilgilerinin ardından yeneceklerdir. 4- (bu da) 3 ila 9 yıl içerisinde gerçekleşecektir.

onların bu yenilgilerinden önce de sonra da emir allah'ındır ve o gün müminler, sevineceklerdir. 5- (bu) allah'ın yardımıyla olacaktır. allah dilediğine yardım eder, galip kılar. o çok güçlüdür, çok merhamet edicidir. 6- allah'ın vaadi budur. allah vaadinden şaşmaz. (rum 1-6)

söylediğim gibi, dönemlerinin iki süper gücü olan rumlar (romalılar) ile persler (iranlılar) arasında ceryan eden ninova savaşı'ndan bahsediyor bu ayetler. şimdi söz konusu savaşa ufaktan değinelim ki, konu hakkında bilgisi olmayan arkadaşlar olaya fransız kalmasınlar.

610 yılında pers kralı sabur; şam, suriye, cezivre, dımaşk, antakya ve kudüs başta olmak üzere odusu ile birlikte fetihler gerçekleştirerek batı'ya doğru ilerledi ve rum kralı heraklius'u constantin'e sığınmaya mecbur bırakıp uzunca süre orada muhasara altında tuttu.

pers kral'ı sabur, rum imparatoru heraklius'u constantin’e (yani istanbul’a) sıkıştırdığında rum devleti siyasi, askeri ve ekonomik yönden bitik, imparatorluk hazinesi iflas etmiş, paralı asker sistemine dayanan ordu zayıf ve güçsüz düşmüş durumdaydı.

yani artık rumlar mağlup olmuştu. persler, rumlar'ın son sığınağı olan constantin’i de fethederek doğu rum imparatorluğu'na son vermeye çok yaklaşmıştı. bu savaş mekke'de hem müslümanlar hem de müşrikler tarafından ilgi ile takip ediliyordu. sebebi de işin siyasi boyutuydu:

mekkeli müşrikler persler’in galip gelmesini istiyordu çünkü persler de kendileri gibi putperest bir topluluktu. müslümanlar ise rumlar'ın galip gelmesini istiyordu. bunun sebebi de rumlar'ın (her ne kadar müslüman olmasalar da) kitap ehli olmalarından kaynaklanıyordu.

hal böyleyken müşrikler persler’in zaferine sevinmişler ve onların tarafını tutarak müslümanlara: “siz ve rumlar kitap ehlisiniz, biz ve persler ümmiyiz; bizim kardeşlerimiz sizin kardeşlerinizi yendiler. biz de sizi böyle yeneceğiz." minvalinde söylemler yöneltmişlerdi.

tam bu sırada müşrikler, persler'in rumlar’ı yok etmesini beklerken tokat gibi indi rum suresi'nin ilk 6 ayeti. 2. ayette olmuş bitmiş bir olayın haberi veriliyor, bunda bir ilginçlik yok. ama sonraki ayetlerde açık şekilde yakın tarih hakkında net ve maktu bir yargı var.

3. ayette, ayetin indiği dönemde perişan halde bulunan rumlar’ın, persler’e karşı tekrar galip geleceğine dair bir müjde veriliyor müslümmanlara. hem de öyle bir özgüvenle ki, altıncı ayette "allah vaadinden dönmez!" diyerek iyice vurgulanıyor.

dördüncü ayette ise "bid'a sinin" ifadesi ile bu vaadin 3 ila 9 yıl arasında gerçekleşeceğini bildiriyor. arapça'da tekil (mastar) için ayrı, iki adet (tesniye) için ayrı, 3 ve üstü (cemi) için ayrı ama aynı kökten fakat farklı eklerle gelen farklı kelimeler kullanılır.

3 ila 9 yıl arasında... "sinin" kelimesi "cemi"dir. yani bu kelime en az 3 yılı işaret eder. "bid'a" kelimesi ise türkçedeki "küsür" anlamını taşır. efendime söyleyeyim; ben size nasıl ki "20 küsür" dediğimde aklınıza 20'den 30'a kadar olan sayılar geliyorsa o şekil işte.

allah bu ayette "bid'a" kelimesini kullanarak "cemi" olan "sinin" kelimesinin anlamını, (yani en az 3 yıla işaret eden galebeyi) maksimum 9 yıl ile sınırlandırıyor. bakını bunlar çok cüretkar ifadelerdir. lütfen üzerine iyice düşünüp mukayese yapmaya çalışın.

o dönemde, yok olmanın eşiğinde bir devletin, persler gibi neredeyse bütün doğu'ya hakim bir orduya galip gelme ihtimaline kimse inanmazdı. zaten öyle de oldu. kuran'ın hz. muhammed peygamber’in sözü olduğuna inanan müşrikler şaşkınlık içerisindeydi.

hatta allah'ın müminlere verdiği bu müjdeyi duyan müşrikler o kadar ihtimal vermiyordu ki yenilgi üzerine yenilgi almış, parçalanmaya yüz tutmuş rumlar’ın üzerlerindeki enkazı atıp tekrar ayağa kalkabileceklerine, 6-7 yıl sonra başlarına geleceklerden habersiz;

"muhammed aklını kaçırdı" şeklinde alay edip müslümanlarla eğleniyorlardı. ve nihayet allah'ın vaadi gerçekleşti... heraklius, patrik sergios ve constantine halkının baskısı ile kilisenin de tüm imkanlarını seferber ederek idari yapılanmayı düzenlemeye girdi.

ve eyalet sistemiyle kuvvetli bir ordu kurmayı başardı. adam bu orduyu kurarken, kilisedeki altın ve gümüş eşyaları bile eritip kullandı. batı tarafında savaş halinde olduğu devletlerle de barış imzalayarak, avrupa’daki bütün kuvvetlerini anadolu’ya çekti ve doğu’ya yoğunlaştı.

heraklius’un komuta ettiği rum orduları, 622 yılından itibaren persler'e karşı savunmadan "saldırı" pozisyonuna geçip toros dağları'nın güneyindeki ıssus’da persleri talan etti ve anadolu’dan çıkardı. (zafer dönemi başlarken müslümanlar medine'ye hicret etmekteydi)

622'den 627 yılına kadar perslere ufak çıkarmalar yaparak kendilerini iyice toparlayan rumlar, 627 yılındaki ninova savaşı’nda persliler’i kesin bir yenilgiye uğrattı ve bu galebeyle bizans zaferleri doruk noktasına ulaştı.

müslümanlar da rahat bir nefes aldı. zira ateşperest/putperest persliler yerine; artık tek bir tanrıya inanan, kitap ehli hristiyanlar ile komşulardı. burada belirtilmesi gereken önemli bir detay daha var. şöyle ki:

surenin 3. ayeti, rumlar’ın “dünya’nın en alçak yerinde” yenildiklerini belirterek, son yüzyılda ancak farkına varabildiğimiz jeolojik bir gerçeğe parmak basıyor. dünyanın en alçak bölgesinin "lut gölü" olduğunu “edna el-ard” diyerek 1400 yıl evvelinden söylüyor. özetle kuran;

rumlar’ın dünyanın en alçak yerinde yenildiğini söyleyerek bir mucize (rum 2), yenilgilerinin ardından tekrar galip geleceklerini söyleyerek bir mucize (rum 3), bu galibiyetin üç ila dokuz yıl içerisinde gerçekleşeceğini söyleyerek bir başka mucize gösteriyor (rum 4).

şimdi islam'ın beşer ürünü bir idealar yığınından ibaret olduğunu iddia eden kimselerin bir an olsun empati yapmalarını istiyorum. kendinizi (haşa) yalancı biri olduğunu söylediğiniz hz. muhammed (sav) peygamber'in yerine koyun.

100 değil, 300 değil, 500 değil, yalnızca 10 yıl ötesi için gerçekleşeceğine dair kimsenin ihtimal vermediği böyle bir kehanette bulunabilir miydiniz? kendi vatanında işkencelere, protestolara, boykotlara, ambargolara, envai çeşit eziyete maruz kalan bir insanın;

bütün derdini-tasanı bırakıp da gidip elin roma-pers savaşı hakkında atıp tutmasının, üstelik artık yenilgilerine kesin gözüyle bakılan rumlar’ın tekrar galip geleceklerini söylemesinin akla mantığa sığar yanı var mı?

üstelik kurduğu sistemin çökmesi, kendisine inananların güveninin sarsılması, hasımlarının ellerine koz geçmesi ve bütün çabasının boşa gitmesi pahasına? bu mevzunun "tesadüf" şeklinde yorumlamaktan çok daha fazlasını hak ettiğini anlamışsındır umarım.


Cevabınız

Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.
...