tarafından soruldu

İtiraf ediyorum: Don Quijote’yi ilk kez okuyorum. Ve İ-NA-NIL-MAZ bir roman ya, daha başlarındayım ama kafayı yicem keyiften! Bu kadar yıldır nasıl, neden okumamışım, Kitabın her satırını çizesim, aklıma kazıyasım, üzerine uzun uzun düşünüp konuşasım geliyor yani. O kadar.


Ve şu kadarını söyleyeyim, Don Quijote’yi okumadan hakkında edindiğimiz genel kanıyla pek alakası yok. Kitap resmen kurmacanın kutsanması. Modern edebiyatın kutsal kitabı. Bütün edebiyatın içinden çıktığı büyülü bir ayna sanki. Okur ne görmek istiyorsa onu gösteren bir büyü.

Don Quijote’yi okurken bir yandan da içime bir kurt düşüyor. Acaba bu da hepimizin okumuş gibi yaptığı, genel bir fikrimiz olduğu için okumaya gerek duymadığımız ya da “kalın” ve “eski” olduğu için okumadığımız kitaplardan biri mi? Hele anlı şanlı eleştirmen ve yazarlarımız için?

Çünkü Don Quijote’yi okuyup da okumamış gibi yapmak pek güç. İnsan bu kitabı okuyup da, sürekli ona referans vermek, ondan konuşmak, aralara alıntılar filan sıkıştırmak istemez mi? 1605’de yazılmış lan bu kitap, biz neyden bahsediyoruz burada demez mi?!?!?

Hani Don Quijote genellikle değirmenlere karşı savaş açan, koca yürekli, dünyanın zalimliği karşısında idealist, gözüpek bir kahraman olarak görülüyor ya... Adam deli arkadaşlar! Okuduğu kitaplardan gaza gelen “saf” bir okur, bir hayalperest. Hikayesi aşırı eğlenceli ve hüzünlü.

Don Quijote’nin dünyadan el etek çekip kensini okumaya vermesi, kendisini bir kurmaca karakter olarak baştan yaratması, seçtiği isimler, etrafındaki gerçekleri kurmacaya çevirmesi, başına gelen ilk belalardan sonra kitaplarının yakılmak için seçilmesi... İşte bunlar hep kurmaca!

Sanki Don Quijote bir gün şöyle bir karar verip çıkıyor yola: “Ben artık kurmaca okumak değil kurmaca olmak istiyorum!” Tam bir iflah olmaz okurluk. Cervantes’in dönemin tüm yazılanlarına karşı çıkması, onlarla inceden alay etmesi de efsane. “Don Quijote benim!” de demiş midir?

Don Quijote’yi bu “saçma hikaye”den korumak için önce kitaplarını yakıp kül ediyorlar. Sonra kitaplarının durduğu odanın etrafına duvar örüyorlar. Sonra da Quijote’ye bir büyücünün gelip kitaplarını alıp götürdüğünden bahsediyorlar. Tabii Quijote buradan da macera çıkarıyor

Umarım Don Quijote, edebiyat fakültelerinde zorunlu okuma filan olarak veriliyordur

Tabii ki kitabın çevirmeni sevgili Roza Hakmen’i anmadan geçmeyelim. Sadece Kayıp Zamanın İzinde ve Don Quijote’yi çevirseydi bile edebiyatımız için büyük bir armağan olarak görülmesi gereken Hakmen, İngilizce, Fransızca ve İspanyolcadan onlarca başyapıtı dilimize kazandırdı

Bir yandan Don Quijote okurken bir yandan da hakkında söylenenleri yazılanları bu tweet altında paylaşayım, diyorum.  'ın YouTube kanalındaki şu videoyla yavaştan başlayalım:


Don Kişot neden modern edebiyatın kurucu metnidir? "Don Kişot'un edebiyatla alakalı olduğunu herkes bilir fakat aslında Don Kişot edebiyata dair her şeyle ilgilidir." - Roberto Gonzalez Echevarria via



Cevabınız

Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.
...