tarafından soruldu

Toplumlar 1-2 yılda değişime uğramazlar. Hz. Peygamber'in Mekke'deki bütün hayatı, Medine'deki "fazıl toplum"un inşasının bir programı olarak okunmalıdır. Hz. Peygamber (asv) "ismet" sıfatı gereğince kendisine vahiy indirilmeden önce dahi Medine toplumu için hazırlanıyordu.

Hz. Peygamber'in nübüvvet öncesi hayatının dahi Arap Yarımadası'nda toplumsal değişimi hazırlayan ilahi program dahilinde okunması gerekliliği vardır. Cahiliye Mekke'sinde "Emin" olarak temayüz eden, sıla-i rahimde bulunan, kul hakkına dikkat eden şahsiyet, Medine'ye hazırlandı.

Bugün Türk dindarlığı niçin "şehir" kuramıyor? Bunu Namık Kemal'den beridir "Uygarlığın şahikası Paris-Londra'dır" diyen aydınların madde temelli toplumsal değişimi öncelemesine borçluyuz. Türk milleti bir anda değişmemiştir.

Bugünden yarına fazıl topluma doğru değişmeyi öngören bir münevver, söylediklerinin asgari 100 yıl sonra filiz vereceğini düşünmek zorundadır. İyiliği zabitlerle yayarak "fazıl topluma" varmak mümkün değildir. Kalbler değişmedikçe iyilik varlık bulmayacaktır.

İslâm toplumlarının inhitatı sadece bir dereceye kadar Batı'nın emperyalist saldırılarına bağlıdır. Dindarlık, kendi özündeki yabancılaşmayı (şeytanın ve nefsinin adımlarını izlemekten doğan günahkârlığını) görmelidir. Kendi amelinde "emin" olamayan bir dindarlıkla muhatabız.

Dindarlık toplumun huzuruna "emin" insan olarak çıkmadıkça (ki Allah Resulü'nün Mekke hayatı "eminliği" sünnet edinmişti) Medine (=şehir) kuramayacaktır.

"Niçin fazıl toplum değiliz?" Türk dindarlığının sorması gereken temel soru budur. Dindarlık gerçekte tüm toplumun "iyi adam-kadın" beklentisinin bayrağını elinde tutmakta, ancak bu bayrağı taşıyamayacak derecede erdemden yoksun davranmaktadır. Sorun budur.

Türk dindarlığının aydınları "Boğaziçi'nde biz oturmalıyız, Müslüman zengin olmalı" sözünü havalandırmıştır. Oysa dİndarlık Anadolu'ya gelen Horasan erenlerinin, bacılarının tatbikatında "emin insanlar" olarak şahsiyet bulmuştu. Maddeye yönelen dindarlık, sekülerleşmiştir.

İyilik (hayr) gerçek iktidardır. Zira iyiliğin muhatabı olan makam halkın kalbidir. Sadece iyilik, kalb ile doğrudan kelam edebilir. İyi bir söz duyduğunuzda ürperiyorsanız, gözlerinizden yaş geliyorsa, boğazınızda bir şey düğüm oluyorsa bilin ki o söz kalbe değdi.

İnsan kalbi Allah'ın arşı'dır. İnsan kalbi kâbe gibidir. Allah'In evidir. Çünkü Allah insana şah damarından bile yakındır. Doğru söz söylemek, emin insan olmak, sıla-i rahim yapmak Hz. Peygamber'in Mekke'deki sünneti idi. Dindarlığı bu sünneti Boğaziçi'nde mülk için terketti.

Türk milletinden umutluyuz. Türk, töresine elbet sarılacaktır. Alp-yiğit-feta olan Ahi-Bacılar harekete geçmiştir. Türk fütüvvet hareketi "fazıl toplum" inşasını 100 yıllık bir program olarak görmektedir. Her zaman iyilik kazanır. Hak geldi, batıl cehennemin dibine.

    Cevabınız

    Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.
    ...