tarafından soruldu

Şunun yollanmasını büyük bir sevinçle karşıladığımız 50'li yıllarda Anadolu'yu bırakın, İstanbul'un büyük bir kısmında bile süt ineği sahibi insanlar yaşıyordu. Hiç ihtiyacımız olmayan bir şeyi almaya başladık ve daha sonra ihtiyaç duymadığımız şeyleri almaya alıştık.

tarafından yorumlandı
0 0
Hiç ihtiyacımız olmadığı doğru değil. Hayvancılık verimsizdi, süt satışı güvenilmezdi. O yıllardaki raf ömrü düşünülünce çocuklara süt vermenin yolu süt tozuydu. Türkiye'de sadece 2 süt tozu fabrikası vardı.Uzun yıllar çocuklara bu süt tozu hibeleri sayesinde süt verilebildi.
tarafından yorumlandı
0 0
Yanı süt içemiyorsan, süt tozu iç mantığını kabul ediyor ve bunun ihtiyaç olduğunu savunuyorsunuz.. tebrik ederim..
tarafından yorumlandı
0 0
O yıllarda Amerikalı çocuklar da süt tozu içiyordu. Süt endüstrisi, raf ömrü teknolojisi bu kadar gelişkin değildi. Süt tozu, toz mamalar tercih edildi yıllarca. Anne sütünün ikame edilemeyeceği farkındalığı bile 70-80’lerden sonra. Anakronizm oluyor bu yorumlar
tarafından yorumlandı
0 0
Yıldıray bey gayet de kendine yeten ya da yetebilecek bir ülke idik. Hayvancılık geliştirilebilirdi, Amerikanın süt tozuna ihtiyacımız yoktu bizim, demek istediğim bir defa yardım almaya alışırsanız bunun arkası gelir. Süt sadece bir örnek idi yazdığımda.
tarafından yorumlandı
0 0
30-70 arası gazeteleri bi tarayın. Yıllar süren çözülemeyen bi süt sorununu görebilirsiniz. Kendi kendimize yetemiyorduk. Tarım ve hayvancılık eski usullerle yapılıyordu, verimsizdi ve artan nüfusa yetmiyordu. Özellikle şehirlerde süt bulunmuyordu.
tarafından yorumlandı
0 0
buna itiraz etmiyorum ben, bunlar doğru. Fakat çözümü Amerikan yardımları değildi, kendi tarım ve hayvancılık usullerimizi geliştirebilirdik, meşhur balık verme, balık tutmayı öğret hikayesi gibi. Yardımla geçinmek çözüm değildir.
tarafından yorumlandı
0 0
kendince haklı. tamam o dönem yetmiyorduk kendimize mecburen acil olarak süt tozu yardımı aldık, ama daha sonra neden kendi kendine yetecek politikalar geliştirilmedi ve bugün hala yetemiyoruz
tarafından yorumlandı
0 0
ABD' nin süttozu, yağ vb yardımları, 'Türkiye'de insanlar aç ve beslensinler' diye yapılmadı.
Uzun süre dayanıklı hale getirilmiş savaş sonrasına kalan besin stokları, Marchall yardımına paralel, ABD dost algısı için Türkiye'ye verilmişti.
Bize uygun değildi. Kimse de yemezdi.
tarafından yorumlandı
0 0
Amerikan yardımı Mütareke dönemi İstanbul'unda da söz konusu. 1919 yılında Amerika'dan gelen bir gemi dolusu un savaş yorgunu şehre ilaç gibi gelmişti. Bedava değil tabii.
tarafından yorumlandı
0 0
Kulakları çınlasın öğretmenim sıkıca tembihledi, verdiği iki avuç amerikan unu ile bütün okul için ekmek yapılması gerekiyordu. Rahmetli anam "oğlum evde kendi unumuz var ben size ondan yapayım" dediğinde "olmaz bunun rengi beyaz" diyerek ağladığımı hatırlarım. her ev için geçerli olmayabilir ama benim çocukluğumda hayvancılık ve tarım yegane geçim kaynağıydı, köyün her karış toprağı ekilir, ve mümkünse sulanırdı. Ne amrekanın nedüyü belirsiz süt tozuna nede ununa ihtiyacımız yoktu. Hiç anlayamamıştım o günlerde!!!
tarafından yorumlandı
0 0
O tarihte okula kahvaltı bile etmeden gelen epey çocuk vardı, bu yardım başlamadan bazı gayretkeş öğretmenler velilerin de yardımıyla o işi organize ederlerdi ama açıkçası pek fazla değildi sayıları!
tarafından yorumlandı
0 0
Benim okulumda süt olarak içilemiyordu. Tamak tadımıza uygun değildi. Bir çozüm olarak yerli maya ile yoğurt yapılarak dağıtılıyordu. Ama kimse memnun değildi. Sadece okulu meşgul ediyor, bize de eğlence oluyordu.
tarafından yorumlandı
0 0
o dönemde anadolu'da insanların hayvanları geçinmek için değil süt keyfi için yetiştirdiğini sanıyorsunuz galiba. köyün en zenginlerinin çocukları bile peyniri yoğurdu (sütten bunlar yapılıp satılıyordu hayvan varsa) kendisi yiyemiyordu

Cevabınız

Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.
...