tarafından soruldu
Suya Düşen Hayallerinize Yüzme Öğretin ki Kıyıya Çıkabilsinler… İnsanlar bazen çabuk pes edebiliyorlar. Ve kendi değerlerini fark edemeyebiliyorlar. Beyin cerrahı olmak isteyip Fen lisesini kazanmış bir öğrencim vardı.

Birinci sınıftayken zor olduğunu görünce doktorluktan vazgeçmiş ve benden bu konuda yardım istemişti. Bir kere Fen lisesini kazanmak çok güzel. Çünkü öyle her önüne gelen kazanamıyor. Çok kolay bir şey değil Fen lisesini kazanmak.

 Tıp fakültesinin, Fen lisesinin zor olmasından daha doğal bir şey yok. Öncelikle kendinize güveninizin gelmesi lazım. Kendinize olan güveninizi kaybettiğiniz an bitersiniz. Bir milyon gencin hayalini kurduğu liseyi kazanıp daha sonra birkaç derste sıkıntı yaşayıp da böyle güzel imkânlardan vazgeçmemek lazım. Eğer beyin cerrahı olmak, kişiliğinize müsait değilse zaten onu silin gitsin. Ama zorluğundan dolayı reddetmek, vazgeçmek gibi bir hayaliniz varsa asla vazgeçmeyin.

Bir okuyucumuzun örnek tutumunu sizinle paylaşmak istiyorum. 28 yaşında bir kardeşimiz var ki; şuan makinecide çalışıyor. Lise bir den başlayarak dört yıldır dışarıdan okuyor. İşyerinin karşısında üniversite var. Ve gündüz çalışıp gece okuyacağını belirtmiş. Ve söylediği çok güzel bir söz var ki; “Yapacağıma inanıyorum.” İşte bu…

Hemen şunu belirtmek istiyorum; benim üniversitede okurken sıra arkadaşım 48 yaşındaydı. Sevgili Mustafa ağabeyim 48 yaşında üniversiteye başladı. 52 yaşında üniversiteyi birincilikle bitirdi. Şuan da o görev aldığı kamu kurumunda üst düzey yönetici. Bunun gibi onlarca örnek var. Daha 28 ne ki, millet 30 yaşlarında KPSS’yi bitirecek, iş sahibi olacak. Olmaması için hiçbir neden yok.

Siz hayallerinizden vazgeçmeyin. Göreceksiniz ki bir gün gelecek gerçek olacaklar. Hayal kırıklığına kapılmayın. Hayalleriniz suya düşebilir. Benim de hayallerim suya düşüyor. Ama hayallerimiz suya düşmeden onlara yüzmeyi öğreteceğiz.

 Onlar yüzecekler, tekrar kıyıya çıkacaklar. İşi başarana kadar devam edecekler. Hayırlı bir iş ise mücadele edince başarısızlık olur mu? Sizin işiniz mücadele etmek, başarılı olmak, iyi öğrenci olmak, sorumluluğunu yerine getirmek. Allah takdir eder, etmez. Sizin işiniz başarılı olmak için gayret göstermek, Allah neyi nasip eder biz karışmayız.

Gençlerimizin yaşadığı bir başka sorun da şu ki; çevreden, dış etkenlerden çok etkileniyorlar. Gittiğim seminerlerde şöyle bir şey oluyor. Soruyorlar bana; “Üniversiteye hazırlanıyorum. Şu kadar net yapıyorum. Tıp fakültesinde okuyabilir miyim?” Benim başarabilirsin ya da başaramazsın dememden ziyade sizin buna inanıp inanmamanızla ilgili bir durum.

“Evet, bunu kesinlikle yaparsın”demem ya da “Hadi oradan senin Tıp fakültesini kazanman mümkün değil” demem sonucu değiştirmez. Çünkü her ikisini de söyledikten sonra sizin yapacağınız çalışma bunu belirleyecek. Neticede bu çalışmayı siz yapacaksınız. Onun için biz gençler genelde dışarıdaki olumsuz mesajlardan çok çabuk etkileniyoruz. “Sen mi başaracaksın?” neden olmasın. Bu ülkede birileri tıp fakültesine gidecekler. Bu gidenlerden bir tanesi de siz olmuşsunuz çok mu yani. Neden siz olmayasınız ama önemli olan bunun bedelini ödemekten kaçınmamanız. Yapmanız gerekeni yapmanızdır…

Cevabınız

Görüntülenecek adınız (isteğe bağlı):
Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.
İstenmeyen Reklam Koruması:
Gelecekte bu doğrulamadan kurtulmak için, lütfen giriş yapınız veya kayıt olunuz.
...