tarafından soruldu
Beynin Çalışma Tarzı…

Sahip olduğumuz beynin bir işleyişi, çalışma tarzı vardır. Okuruz, çalışırız ve okuduklarımızı beynimize kaydederiz. Ama hiç merak eder miyiz bu sistem nasıl işliyor? Merak ediyorsanız buyurun inceleyelim;

Örneğin; Biri ders çalışmak için masasına oturduğu zaman kısa süreli bellekte yani iki ile dört milisaniyelik süre içinde kümelerle bu bilgileri uzun süreli belleğe gönderir. Kısa süreli belleğin kapasitesini ne kadar etkili bir biçimde kullanırsa bilgi o denli etkili biçimde uzun süreli bellekte arşivlenir. Çocuk da sınav zamanı gelince uzun süreli bellekte arşivlenmiş olan bilgileri sınavda sorulmuş sorulara yanıtlar.

Çok çalışmak mı, etkili ve verimli çalışmak mı? Çok çalışmak etkili ve verimli çalışmak değildir. Önemli olan etkili ve verimli çalışmaktır. Etkili ve verimli çalışmak bilinçli bir biçimde çalışmayı gerektirir.

Doğan Cüceloğlu’nun Başarıya Götüren Aile kitabında çok çalışan ve etkili çalışan arasındaki farkı şöyle anlatmıştır:

İki zengin düşünün, bunlardan her ikisi de bulunduğu kente bir kitaplık armağan etmek istiyorlar. Paraları ve güçleri istedikleri büyüklükte bir kitaplık açılmasına olanak sağlıyor. Kollarını sıvayıp işe koyuluyorlar. Birinin adı bay çok çalışan, diğerinin adı da bay etkili çalışan olsun. Bay çok çalışan, şehrin ulaşılabilir güzel bir semtinde büyük bir arazi üstünde çok büyük bir kitaplık binası inşa ettiriyor. Ve güçlü bir bütçe ayırarak kitap alımlarına başlıyor. Diyelim ki Türk alfabesinin kabulünden sonraki bütün çıkan kitapları toplamaya başlıyor. Bay etkili çalışan, kentin yine gözde olan başka bir semtinde yine büyük bir arazi üstüne büyük kitaplık inşa ettiriyor. O da kitap alımı için yüklü bir para harcayarak çıkan bütün kitapları topluyor.

Bay çok çalışan kitaplığı daha önceden bitirip önceden sunmak için geceli gündüzlü insanları çalıştırıyor ve inşaatı erkenden bitiriyor. Kamyonlar dolusu kitaplar geceli gündüzlü taşınarak kitaplığın raflarına diziliyor. Ve gerçekten de öbür kitaplıktan önce kentlilerin hizmetine açılıyor. Kentliler kitaplıktan kitap almak için geldiklerinde kitaplık görevlileri kitabı bulmakta büyük zorluk çekiyorlar. Kitaplar kamyonlarla gelip raflara yerleştirilirken herhangi bir düzene uyulmamış olduğu için istenen kitabı bulmak tamamen tesadüflere kalmış oluyor. Bir kitabı bulmak bazen günler ve haftalar aldığı için kentli yavaş yavaş bu kitaplığa gitmekten vazgeçiyor. Ve öbür kitaplığın açılmasını beklemeye başlıyor.

Bay etkili çalışan kitapları yerleştirirken her kitabı belli bir düzen içinde sisteme kaydını geçiriyor. Böylece kitabın yazarı, yayınevi, basıldığı yıl, hangi konuda olduğu, kaç bölümden oluştuğu ve kaç sayfa olduğu kitaplık sistemine kaydediliyor. Ancak bu kayıttan sonra kitaplar konularına göre belirlenmiş raflara konuluyor. Kitapların kaydı tamamlanıp raflara koyduktan sonra bay etkili çalışan kitaplığını kentlilerin hizmetine açıyor. Kitaplıktan kitap almak için gelen bir kitabın adını, yazarın da adını verince kitap hemen bulunuyor. Belirli bir konuda kitapları incelemek istediğini söyleyen olduğu zamanda görevliler onlara yardımcı olabiliyor. Bir süre sonra kitaplığa gitmek isteyenler çoğaldığında da bay etkili çalışanın kitaplığı daha da işlevsel hâle geliyor. Bay çok çalışanın kitaplığı ise o kadar emek ve paraya rağmen, işlevsizliğinden dolayı başarısız oluyor. “Hemen şimdi yap! Zorluklar zamanında yapmamız gerekip de yapmadığımız kolay şeylerin birikmesiyle oluşur.”

‘Henry Ford’

Bay çok çalışan nerede hata yaptı? Çok çalışmak isteyen öğrencilerin yaptığı hatanın, aynısını yaptı. Kamyon kamyon gelen kitaplar önce kitaplığın ön ofisine geldiler. Bu beynin kısa süreli belleği demektir. Bay çok çalışan, ön işlem ofisinde çalışanlara “Gelen kitapları depoya çabucak aktarın” dedi. Ve onlar da süratle gelen kitapları depodaki raflara aktardılar. Ama bir düzen yoktu. Öğrenci de okuduğu bilgiyi öğreneyim diye hemen ezberlemeye, uzun süreli belleğe aktarmaya çalışıyor.

Bay etkili çalışan ise, kamyon dolusu gelen her bir kitaba ön işlem ofisinde teker teker emek verilmesini istedi. Kitaplar sınıflanacak, her biri gözden geçirilecek ve sistem içindeki yeri ve anlamını bulduktan sonra depodaki rafa gidecek. Öyle de yaptılar. Kentlinin kitaplığa gelip kitabını istemesi; sınav zamanını gösteriyor. Kitaplığa gelip her kitap isteyen; sınavdaki soru gibidir. Öğrenci sorunun kendisinden ne istediğini anladığı zaman hangi kitabın istendiğini bilen bir kitaplık görevlisi gibidir. Eğer kitaplık bir düzen içinde kurulmuşsa o istenen kitabı hemen bulabilirsiniz. Eğer öğrenci etkili ve verimli bir biçimde çalışmışsa sorunun yanıtını oluşturan bilgiyi hemen bulabilir.

Eğer böyle bir düzen yoksa sorunun yanıtını bulması tesadüflere kalmıştır. Bildiğiniz gibi hiçbir başarı tesadüf değildir. Demek ki kitaplığın başarısı o kitaplığın ön işlem ofisinin daha kitaplık kurulurken nasıl çalıştığına bağlıdır. Bir öğrencinin de sınavdaki başarısı derse çalışırken kısa süreli belleği nasıl kullandığına bağlıdır. Kısa süreli belleği nasıl kullanacağını bilmek başarının sırrıdır.

Cevabınız

Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.
İstenmeyen Reklam Koruması:
Gelecekte bu doğrulamadan kurtulmak için, lütfen giriş yapınız veya kayıt olunuz.
...