tarafından soruldu

90'larda verilen eğitim sistemindeki bir hata lisede alan seçimlerindeki yanlış yönlendirmelerdir. Hem öğretmenlerin hem de ailelerin telkini şu yöndeydi: Not ortalaması çok yüksekse Sayısal (SAY), orta ise Eşit Ağırlık (EA), düşük ise Sözel (SÖZ) bölümlerini seçsin.

  • Ne istediğini bilen öğrenciler veya idealist aile/öğretmenler tarafından doğru yönlendirenler istisna bu şekilde alan seçimi sosyal bilimlerde ciddi bir boşluk oluşturdu. Ben de son ana kadar EA yazmak istediğim halde, tercih formu tesliminde baskı ile SAY yazmak zorunda kaldım.
  • Doktor/mühendis yetişmesi elbette önemlidir. Fakat, dünyada da STEM (Science, Technology, Engineering, Math) alanlarına yıllardır verilen ağırlık sosyal/beşeri bilimleri arka plana attı. 2019 yılında dünyanın geldiği noktada bu işin tek taraflı olmayacağı anlaşıldı.
  • Bugün aynı tercihi yapıyor olsaydım muhtemelen farklı bir alan tercihi yapardım. Belki de bu nedenledir ki disiplinlerarası çalışmalar daha çok dikkatimi çekiyor. Artık sosyal ağlar gibi teknolojileri konuşurken beşeri bilimlerden izole düşünmek mümkün mü?
  • Veya Bilişim Hukuku gibi çok farklı iki disiplini anlamayı gerektiren konularda sosyal/beşeri bilimleri bir kenara bırakmam mümkün müdür? Bu nedenledir ki belki de bu alanlar arasındaki geçiş tahmin ettiğimizden daha fazla olacak ileride.
  • Bu noktada kalıpları kırmak ve bu şekilde izole yönlendirmelerden kaçınmak gerek. Gençlerin kapasiteleri bizim tahminimizden çok daha fazla. Bir kişi aynı anda hem edebiyat ile hem de uzay teknolojileri ile ilgilenebilir. Artık o eski düz mantık yönlendirmelere son vermek gerek.
  • Bugün disiplin değiştirme cesaretinin çok az da olsa gençlerde eskiye göre daha yaygın olduğunu görüyorum. Ama sistem hala buna müsait değil. Örneğin Bilg. Müh. mezun biri Sanat Tarihi'nde yüksek lisans/doktora yapmak istese buna izin verecek bir üniversite var mı?
  • Oysa tarihsel açıdan ezgilerdeki değişimi algoritmik olarak modelleyebilir, eski verileri sayısallaştırıp, veri madenciliği yöntemiyle tarihsel açıdan farklı kültürlerde ezgilerin nasıl evrildiğini saptayabilir. Uçuk bir örnek gibi dursa da dünyada olan şeyler bunlar.
  • Örneğin Elek. ve Bil. Müh. bölümünde nanoteknoloji çalışan ABD'deki bir üniversitede tanıdığım bir hoca Bil. Müh., Kimya, Fizik, Elek. Müh, Malz. Müh. gibi alanlardan öğrenci kabul ediyordu. Sonra çalışmaları gerektirdiği için Hukuk ve Psikoloji öğrencilerini de kabul etti.
  • Bizde ise bırakın STEM-Beşeri bilimler arası geçişleri, sayısal alanlar arasında bile bu tür geçişler mümkün değil. Evet, üniversitelerde ciddi bir vizyonsuzluk var. Hiç yurtdışına çıkmamış, hatta tüm eğitim hayatını ve akademik kariyerini aynı şehirde tamamlamış hocalar var.

  • Bu bilgisel başladığımda düşündüğümden daha uzun oldu. Konu dağılmadan bitirsem iyi olacak. Eğer bu noktaya kadar okuduysanız vallaha sabrınıza hayran kaldım, teşekkür ederim...
Serhat Kocasakal, PhD ‏@KocasakalSerhat

Cevabınız

Görüntülenecek adınız (isteğe bağlı):
Gizlilik: E-posta adresiniz yalnızca bu bildirimlerin gönderilmesi için kullanılacak.
İstenmeyen Reklam Koruması:
Gelecekte bu doğrulamadan kurtulmak için, lütfen giriş yapınız veya kayıt olunuz.
...