Feminizm

Bu kadar tartışma dönerken bir şeyi açıklamakta sakınca görmüyorum. Ben feminist değilim. Nasıl bir yere koyuyorsunuz bilmem ama feminist olmak zorunda da değilim. Feminizm mutlaka olunması gereken bir şeyse algılarınızda buna da katılmıyorum. Çünkü…

Hani klişe laftır, “gerçek İslam bu değil” denir ama müslümanların yaşamı ortada? Aynı şeyi yaşıyorum. Gerçek feminizm bu değil demek saçma geliyor çünkü Türkiye’deki yarı cehaletten dolayı çoğu kişi hiçbir şey okumadan “feminist” oluyor. O yüzden ben “feminist”lere bakıyorum.

Üzülerek söylüyorum ama okumamaktan kaynaklı gördüğüm bu sorundan dolayı Türkiye’deki feministlerin çoğunun ciddi anlamda cinsiyetçilik yaptığına ve buna resmen kılıflar bulduklarına şahit olmak çok zor olmuyor. Öyle bir algı ki cinsiyetçilik sadece kadınlara yönelik olabiliyor!

Biraz gerçek hayata dönsek? Ben hayatım boyunca insanları cinsiyetlerinden bağımsız değerlendirmeyi daha etik ve vicdani buldum. Örnekler vermeye gerek görmüyorum. Sıkıntım şu ki muhtemelen bunu okuyan ve bahsettiğim feministler çoktan benim cinsiyetçi olduğuma kanaat getirdi.

Çünkü öyle bir algı yaratıldı ki feminist değilsen cinsiyetçi, pislik erkeksindir. Değilim deseniz de cinsiyetçilik mutlaka zorlanıp çıkartılabiliyor. Radikal olmak demek erkek linç etmeyi gerektirmiyor çünkü bazen yanlış hedeflere yöneliniyor.

Tekrar ediyorum, herkesi yargılamıyorum ama ne yazık ki Türkiye’de gördüğüm ağırlıklı “feminizm” yaşantısı çok bilgisiz ve bir linç kültürüne dayalı oluşum halinde işliyor. Bu oluşumun içerisinde yer almak istememem de gayet hakkımdır. Son olarak…

Kimseyi gerçekte tanımadan yargılamayın. Burada “feminist” olan kişiden iğrenirsiniz belki ama anti-feminist olanın gerçekte hiç cinsiyet ayrımı yapmadığına şahit olabilirsiniz. Feminizmin tarihini bilen ve okuyarak bu ekolü yaşayanlar adına da üzgünüm ülkedeki bu algıdan dolayı.

Güncelleme: 29 Aralık 2019 — 14:13
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments