Maraş Katliamı

Bir primitif akümülasyon devresi olarak Maraş Katliamının iç yüzü neydi? Maraş Katliamı bir Alevi / Sünni çatışması değildi.

Tarihsel Kürd ve Ermeni yerleşkesi olan Maraş tıpkı Sivas ve Erzincan gibi Kürdlüğü tasfiye etmek için seçilen pilot alanların en başındaydı.

Maraş ( Gûrgûm ) Merkez dahil olmak üzere Pazarcık Nurhak Elbistan başta olmak üzere bölgenin bütün ekonomik faaliyetleri ve Maraş Sanayi Odası Kürdlerin elindeydi. Kürdler Sermaye birikiminde almış başını gitmişti.

Göksun ovası verimli topraklarıyla Kürdlerin sermaye birikiminde başat rol oynuyordu. Bütün ova Kürdlerin elinde şekilleniyordu. Ticarwtin nerdeyse tamamı Kürdlerin denetimindeydi ve durum onlara büyük bir maddi ve manevi birikim sağlıyordu.

Tarihsel Materyalizmin dediği gibi Maddi birikim olmadan Manevi ( Düşünsel ) birikim olmaz. Manevi birikim ise maddi birikimin motoru olarak karşımıza çıkar. Dolayısıyla Maraş’da güçlü bir Kürd Burjuvazisinin ilk nüveleri belirmeye başlamıştı.

Özellikle Maraş Ticaret ve Sanayi Odasının Kürdlerin elinde olması onları oldukça güçlü kılıyordu. Bu Maddi gücün Kürdlerde olması Devleti rahatsız etmeye başlamıştı. 70li yılların sağ sol çatışmalarının yarattığı elverişli zemin Katliamın gerçekleştirilmesinin

… uygun koşullarını oluşturuyordu. MHP içinde devşirilen Muhsin Yazıcıoğlu ve Ökkeş Kenger ( Şendiller ) gibi faşistler katliamın gerçekleştirilmesi için görevlendirildiler. Katliamın hedefinde Merkezde bulunan Kürd mahalleleri ve İlin önde gelen zengin Kürdleriydi.

Olayın detaylarını hepiniz biliyorsunuz ona girmeyeceğim Katliamdan sonra büyük bir korkuya kapılan Kürdler göç etmeye başladılar. Devlet ise tarihinde ilk defa bir pasaport merkezini Pazarcık’da açarak Kürdlerin topraklarını terk etmesinin yolunu açıyordu.

Maraş’da yaşayan Kürdler Avrupa kapılarının kendilerine açılmasıyla kitleler halinde Avrupa’ya göç etmeye başladılar. Maraş yıllarca süren bir göç dalgasıyla Kürtsüzleştirildi nerdeyse. Ancak Maraş’ta sahipsiz bırakılmış köklü 1 yurtseverliğin olduğunu biliyorum

Devlet bu katliamı yaparken bildik bir terrane olan Alevi Sünni çatışmasını Katliamın gerçek yüzünü örtmek için bir maske olarak kullanmıştı. Maraş’ta söylendiği gibi bir Alevi Sünni çatışması asla yoktu ve aslada olmadı.

Katliama maruz kalanlar bile Alevi oldukları için Sünnilerin saldırısına upradıklarını düşündüler. Katliamcılarının resmi yalanını Kürdlerde mezhepsel farklılıklara bağladılar Ama olayın özü Katliam bir Primitif Akimülasyon devresi için yapılmıştı

Güçlenen Kürd Sermayesinin tasfiye edilmesinden başka birşey değildi. Alevi Sünni çatışması tezi Resmi İdeolojinin tezidir ve ne hazindir ki kurbanlarıda bu teze iman etmişlerdir. Hakikat Maraş Katliamının Bir Servet Transferi Operasyonu olduğunu bize söyler.

Son not Maraş Katliamı Maraş’ın ( Gûrgûm ) Kürdsüleştirilmesi ve Mülksüzleştirilmesi operasyonuydu. Bunu da ancak kitlesel bir tedhiş ( Katliam ) ile başarabilirlerdi ve başardılara da.

Olay ve olgulara bu şekilde tarih güncel ve gelecek perpektifiyle yaklaşmak gerekiyor. Sınırları kaldırın coğrafya bütündür aslında.

Güncelleme: 21 Aralık 2019 — 01:44
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments