Yakın Çağ

İçinde yaşadığımız çağın adı Yakın Çağ’dır ve 1789 Fransız İhtilali ile başlamıştır. Maalesef çoğu öğrencime sınıfta sorduğumda bile içinde yaşadığımız çağın adını ve bunu başlatan olayı bilmiyorlar. İlk Cumhuriyet yönetimi Fransız Devrimi ile kuruldu.

Milliyetçilik akımları Fransız İhtilali sonrasında başladı. Çok uluslu imparatorluklar yıkılmaya başladı. Türkiye’de Cumhuriyet rejimine geçilmesi ve milli kimliğe dayalı bir ulus devlet inşa edilmesi için 29 Ekim 1923 tarihine kadar beklememiz gerekti.

Fakat 2010-2020 döneminde Türkiye, maalesef sadece iç savaştan kaçan milyonlarca Suriye kökenlilerin değil, ülkemizin katma değerli üretimine ve verimliliğine katkısı olmayacak Orta Doğu, Orta ve Uzak Doğulu Asya vatandaşlarının büyük göçüne maruz kaldı.

Ülkemizin refahını artıracak her türlü kalifiye ve donanımlı beyin göçüne ihtiyacımız olduğu kesin, fakat mevcut refah seviyemizi düşürecek, demografik yapımızı kökten değiştirecek kontrolsüz göçü mutlaka önlememiz lazım.

Kontrolsüz göçün durdurulması ve demografik yapımızın değişmesine izin verilmemesi, Türkiye’nin en önemli “beka sorunudur”. Çözüm aslında flood’un başında bahsettiğim Fransız İhtilali’ndeki ve Cumhuriyet’imizin temel niteliklerinde yatmaktadır.

İmparatorluk bakiyesi olduğumuz ve Cumhuriyetimiz hala genç olduğu doğrudur. Maalesef Cumhuriyet’imizin 100. Yılına girmemize 3 yıl kala, halen toplumumuzun azımsanmayacak bir bölümünün, Cumhuriyet değerlerini içselleştiremediğini görüyorum.

Sanayileşme yarışına başlamakta çok geç kaldığımız için gelişmiş ekonomiler ile aramızdaki farkı kapatmanın tek yolu ulusal kalkınma hızımızı artırmaktan, bu da yüksek teknolojiye dayalı katma değerli ürünler üretip dünya pazarlarına ihraç etmekten geçiyor.

Ancak bunu yapabilmek için önce ülkemizde büyük bir felsefe değişimine ihtiyacımız var. Ulusal kalkınmamıza hiç bir katkısı olmayacak tarihsel karakterler üzerindeki ve günlük kısır politik tartışmaları bırakmamız gerekiyor.

Ancak bunu yapabilmek için önce ülkemizde büyük bir felsefe değişimine ihtiyacımız var. Ulusal kalkınmamıza hiç bir katkısı olmayacak tarihsel karakterler üzerindeki ve günlük kısır politik tartışmaları bırakmamız gerekiyor.

Güncelleme: 16 Eylül 2020 — 02:36
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments