Yeni Mezun Avukat

Sevgili arkadaşlar, biraz başınızı ağrıtacağım ancak birçok arkadaşa yardımcı olacak bir flood hazırlamak istedim. Bu floodu hazırlama sebebim dün ofisimi ziyaret eden ve mesleğimizle alakalı kaygılarını paylaşan bir hukuk son sınıf öğrencisi arkadaşımız.

Ona faydam olduğunu söylediği için de ben de düşündüm ki aynı konuları başka arkadaşlarımıza da yardımcı olabileceğim gayesiyle sizlerle de paylaşak yararınıza olabilir.

Öncelikle bu floodun hitap ettiği kesim daha çok son sınıf hukuk öğrencileri ile staj döneminde olan stajyer avukat arkadaşlarımdır. Bunlar tamamen kendi düşüncelerimdir. Farklı düşüncelere sahip arkadaşlarımız floodun altına kendi fikirlerini ekleyebilirler.

Böylelikle istişare ortamı da sağlayabiliriz. Elbette ki bahsedeceğim konularda kısıtlı tecrübelerime rağmen yaşım ve kıdemim sizlere daha yakın olduğu için faydam dokunur diye inanıyorum. O zaman başlayalım müsadenizle.

1- Öncelikle akıllardaki en yaygın soruyla başlıyorum. Ofis açmalı mıyım yoksa başka bir yerde mi çalışmalıyım?

a) Avukatlık sanıldığı kadar zor ve meşakatli bir meslek alanı değil. Bu mesleği diğerlerinden ayıran en büyük özelliklerden biri topluma ve müvekkile karşı olan sorumluluğumuz.

Dolayısıyla da ben bu mesleği tek başıma öğrenebilir miyim yoksa bir başkasının yanında mı öğrenmeliyim kaygısına düşmeniz çok normal.

Ben bu mesleği üniversite yıllarımda da çalışırken en azından aklımda bir fikir oluştuabilecek kadar çeşitli hukuk bürolarında icra etmeye çalıştım. Ardından stajımın bitimiyle birlikte kendi ofisimi açtım.

Herhangi bir zorluk yaşadığım zaman kendimden kıdemli yahut yakın avukat arkadaşlarıma her konuda danışabiliyorum. Böylelikle bir konuda fikrim ve bilgim olmasa da kolaylıkla bilgiye ulaşabiliyorum.

Dolayısıyla burada önemli olan hukuki durumu iyi analiz edip bilgiye nereden ulaşacağınızı bilmek ve bunun için çabalamaktır. Bunu yapabileceğinize inanıyorsanız bence tek başınıza öğrenmelisiniz.

Bir de her zaman şunu söylerim, bir başkasının yanında çalışırken insanın kafasında “en kötü, patronum kontrol eder ve düzeltir” mentalitesi doğuyor.

Dolayısıyla da yaptığınız işi öğrenmek konusunda biraz daha rahat davranıyoruz ancak tek başına kaldığınızda onu öğrenmek ve doğru yapmak zorundasınız.

2- Avukatlık mesleğinin kazanç durumu nedir?

b) Elbette ki bu meslekten ekmek yiyeceğiniz için kafalardaki en önemli konulardan biri de kazanç durumudur. Ne yazık ki ülkemizdeki avukatlık anlayışı da diğer meslekler gibi ucuz iş gücüne bağlanmaya çalışılıyor.

Dolayısıyla da bireysel olarak da nitelikli olsanız dahi asgari ücret karşılığı çalışmak durumunda kalabiliyorsunuz. Bu da hem mesleğe karşı motivasyonunuzu azaltır hem de yaptığınız işin ve aldığınız sorumluluğun karşılığını size vermez.

Dolayısıyla da kendi ofisiniz olmadığı sürece gerçekten çok büyük kazançlar beklemeyin diyebilirim. Elbette ki istisnai olarak maaşlı çalışan ve elle tutulur ücretler kazanan meslektaşlarımız da vardır fakat genel itibari ile bu durum ne yazık ki bahsi geçtiği gibi.

3- E ofis açsak ne olacak, herkesin durumu mu var? diye sorabilirsiniz. Bu konuya da şu şekilde değinmek isterim:

c) Öncelikle mesleğimizin bize sağladığı avantajlardan biri konut niteliğindeki daireleri de ofis olarak kullanabiliyor oluşumuz. Dolayısıyla da oturduğunuz konutu da ofisinize dönüştürebilirsiniz.

Açıkçası çok eleştirdiğim bir konu şudur: İlk ofisinizi tutarken içine dünyanın masrafını yapmak zorunda değilsiniz. Kaldı ki; ofisinizin güzel görünmesinden ziyade içinde olan işlerin iyi gitmesi daha önemlidir.

Çevremde de gördüğüm üzere bazı meslektaşlarımız ofislerinin için altın kaplamalı eşyalarla doldurup içinde bütün gün sosyal medyada geziyorlar. Bunlara bizzat şahit olduğum için rahatça söyleyebilirim. Ofisinizi lüks değil işinizin kalitesini üst düzey yapın.

4- Hadi ofisimizi açtık. Müvekkil nasıl bulabilirim?

d) Geçen günkü arkadaşımızla da konuştuğumuz bir durum vardı. Kendisi staj dönemi için birkaç büroyla görüşmeye gittiğinde kendisine babasının mesleğini sormuşlar.

Şimdi oturup düşündüğümde neden bir iş görüşmesinde baba mesleği sorusunun cevabını buldum. Muhtemelen o arkadaşımızın işyerine getirebileceği iş potansiyelini ya da ne kdar maaşa ihtiyaç duyduğunu test etmeye çalışmış olabilirler diye düşünüyorum.

Bu durumda da varlıklı ailelerin çocuklarına “bunun çok paraya ihtiyacı yoktur, rahat ederiz” gibi bir muameleyle işe almaya yeltendiklerini düşündüm. Ama o zaman ailesinin malvarlığı olmayan birisi çalışmayacak mı?

Ya da babanızın işi üst düzey bir iş değilse müvekkiliniz olmayacak mı? Elbette ki olacak. Benim şu an sahip olduğum dosyaların bir tanesi bile ailemin tanıdığı insanların dosyaları değil.

Peki başkalarını nasıl bağlayabilirim diye sorarsanız da benim yöntemimi anlatayım size: Öncelikle okurken de staj yaparken de her tanıştığım insana ileride avukat olacağımı söylerdim.

Hala da söylediğim insanlar benden bahsederken “Hangi Ahmed, avukat olan mı?” diye sorarlar. Şu andaki müvekkillerimin yaklaşık %70’i zamanında avukat olacağımı dillendirdiğim insanlardır. Kalan %30’u ise gittiğim her yerde tanıştığım insanlara kartvizit bırakmam sonucu oluştu.

Bunu sakın ihmal etmeyin arkadaşlar. Çünkü herkesin bir gün avukata ihtiyacı olduğunda önce cüzdanından çıkan numarayı arayacağına eminim.

5- Müvekkili bulduk, sorununu anlattı ama cevabını hatırlayamıyorum, ne yapmalıyım?

e) Bu durumun yarattığı kaygıyı hala üzerimde taşıdığıma yemin ederim. Ama buna çözümüm çok basit “BİLMİYORUM, BANA MÜSADE EDİN BİR KONUYU ARAŞTIRAYIM” cümlesi. Şimdi bunu eleştirebilirsiniz, böyle bir avukatı kim tutar diye?

Daha sorumun cevabını bilmiyor. Ama durum şu şekilde: Öncelikle müvekkil adayınız bunu takdir eder. Çünkü henüz bir ücret almamış olmanıza rağmen kendisi için bir araştırma yapmış ve doğru bir şekilde uyuşmazlığının çözümüne odaklanmışsınız.

Bence yanlış bir bilgi vermektense doğru bilgiyi bulup müvekkile vermek daha takdir edilesi bir durumdur. Kaldı ki şunu asla unutmayın. O müvekkilin aynı soruyu sorduğu tek avukat siz olmayacaksınız.

Dolayısıyla vereceğiniz yanlış bir bilgi, başka bir avukatla tasdiklendiğinde itibarınız zedelenecektir.

6- Birkaç tane de tavsiye vermek istiyorum:

a) İlk olarak icra edeceğiniz mesleğin hem tarihsel hem de toplumsal olarak itibarlı bir meslek olduğunu unutmayın. Hiç kimsenin tabir-i caiz ise “ayakçılığını” yapmayın. Müvekkiliniz size ne kadar ödeme yaparsa yapsın…

b) Sadece işinizi icra ederken değil, kalan zamanlarınızda da eylemlerinize, görüntünüze ve duruşunuza özen gösterin. Avukatlık, sadece mesai saatlerinde yapılan bir meslek değildir.

c) Pahalı olmak zorunda değil ama iyi giyinin.Ütüsüz gömlekler, kırışmış pantolonlar ya da tişört, şort gibi kıyafetlerle mesleğinizi icra etmeyin.Çünkü önemli olan karşınızdaki insanı etkilemek ve etkilemenin psikolojik olarak da çok büyük bir bölümü fiziksel görünüşten başlar.

d) Yaşınızı sorun etmeyin. Kimi müvekkiller genç avukatlarla çalışmayı tercih etmeyebiliyor. Bunun sebebi tecrübe eksikliği, bilgi ve donanım yokluğu gibi sebepler.

Ancak sizin yapmanız gereken konuyu güzelce çalışmak ve görüntünüzle, üslubunuzla ve hareketlerinizle “bu avukat bu işi halleder” güvenini karşı tarafa vermeniz.

e) Asla ama asla başka bir meslektaşınızı kötülemeyin, hakkında iftira atmayın. Bu hem mesleğin adabına hem de meslektaşınızın itibarına zarar verir.

f) Bu meslekte en önemli üç şey: Düzen, plan ve programdır. Çoğu işlem süreli olduğu için ofis düzenlemenizi ve iş planlamanızı iyi yapın. Sürekli kontrol edin ve birden çok kişi çalışıyorsanız haftalık toplantılar düzenleyin ve durumunuzu istişare edin.

g) Son olarak da her meslek için geçerli olan bir kuraldan bahsetmek istiyorum. Her koşulda ne olursa olsun umudunuzu kaybetmeyin. Aylarca bir tek dosya sahibi bile olamayabilirsiniz. Bu sizi ne kötü bir avukat ne de başarısız bir insan yapar.

Ne olursa olsun işinize tüm gücünüzle asılın ve nerelerde hata yaptığınızı düşünün. Ben bugüne kadar çevremde bu işi yapıp da para kazanamayan birini görmedim. İnşallah da asla görmem.

Ama buradaki önemli nokta kazanamadığınız günlerde de hevesinizi ve umudunuzu yitirmemek. Her zaman olumlu düşünün. Çünkü bu aşamaya kadar geldiğinize göre bu işten para kazanmayı herkes kadar siz de hak ediyorsunuz.

Kusura bakmayın yazdıkça yazasım geldi. Umarım birinize bile olsa yardımcı olabilmişimdir. Her zaman ofisimi ziyaret edebilir, beni kahve ya da içki içmeye davet edebilir (hesaplar sizden ) ve kaygılarınız hakkında konuşabilirsiniz.

Emin olun ben sizden daha da memnun olurum. Umarım hepimizin geleceği çok güzel olur. Sevgilerle.

Güncelleme: 12 Ağustos 2020 — 23:24
Abone ol
Bildir
guest
1 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Enes Batur
Enes Batur
5 ay önce

Büüü